RSS Adresi Matematik

Origami Benzeri Geometrik Oyun: Fleksagon



Fleksagon
lar kat kat katlanabilir, söz dinleyen kağıtlardan yapılmıştır, bu haliyle bazılarını yapmak pek kolay gibi gözüküyor. Onlarla oynamak hayli eğlenceli çünkü onlar katlanabilir, evet, bu nedenle bunun adı, görmeyi umduğundan fazla, yani iki kenardan çok göstermek demektir. Origamiden farkı bu olabilir.



Fleksagon projesi çocuklar için harikadır, çünkü onları renklendirebilir ve kendilerine özgü fleksagon başyapıtlarını yaratabilirler. Hem sonra bayramlarda da akla gelebilir. Birbirlerinin bayramlarını kutlarken yaptıkları kartların üzerine yazacakları kutlama mesajları olabilir, muhtemelen onları şaşırtabilir.

Heveslenip yapmak isteyenleri düşünenlere şu sayfaya göz atmalarını söyleyebiliriz, caizdir evet.

*dip not: türkçe karşılığına rastlayamadım, bilen veya görenlerin matematik namına haber vermesini bekliyorum.



webiket Oy Ver


Devamını okuyun...>>

Bir Dik Prizma ile Özel Roportaj

Geometriden tanıdığımız arkadaşlarımızdan Dik Prizma kendisini anlatıyor. Hayata karşı 3 boyutlu bir halde, dimdik durabilmenin mutluluğunu bizlerle paylaşıyor. Parçalardan oluştuğunu kabul ediyor ve bununla beraber bir bütün olduğunu da unutmuyor.


* Şimdiki gibi bu şekilde olmasaydınız, nasıl bir şekil olmak isterdiniz?

Basit bir cevap vermek gerekirse, yine prizma halini alırdım. Buna eminim. Geometrinin içinde üçüncü boyutta olmak, beni farklı hissettiriyor çünkü. Birkaç tane geometrik şekil ile anlaşıp, onları bir araya getirmek fikri beni heyecanlandırıyor. Onları toplayıp yeni bir karakter oluşturmak, parçaları bir araya getirdiğimiz oyunları hatırlatıyor. Ki zaten bu oyunlara bayılırım.

* Yan yüzeylerinizi neden hep dikdörtgenler arasından seçiyorsunuz?

Dikdörtgenlerin beni taşıması hayli hoşuma gidiyor. Düşünsenize, hayata küçük bir bebek gibi başladınız ve sürekli ayakta durmak zorundasınız. Tabi, bunun için sağlam temellere ihtiyaç duyarsınız. Sizi anlayacak ve sürekli dik durmanızı sağlayacak birileri olsun istersiniz. Bütün bunlar olunca da birkaç tane dikdörtgen buluyorsunuz. Bu bir tercih gibi değil de, sanki bir zorunluluk gibi.

* Üst yüzeylerinizi seçerken zorlanıyor musunuz?

Kararsız kaldığımız anlar daha fazla. Tabi, çözümü tekerlemelerde bulmak istiyoruz, küçükken yaptığımız gibi. Mesela “o piti piti” ve “komşu komşu hu hu” ile başlayanlar aklımıza geliyor. Bu seferde ikisinden birini seçmek için düşünmeye başlıyoruz. (Gülüşmeler) Sonra tabi, bu hazır söz kalıplarını çocuklara bırakma kararı alıyoruz ve seçimi kendi dilediğimiz gibi yapıyoruz. Son şeklimizi alıyoruz ve aynalara gülümseye başlıyoruz.

* Tabanlarınızın birbirine paralel olmasını siz mi istiyorsunuz?

Evet. İkisinin huyları birbirine çok yakın oluyor, hep. Hayli benzer noktaları var. Bunları düşündüğümüz zaman, aklımıza hemen paralellik meselesi geliyor. Biz de ikisini bir araya getirip açık açık soruyoruz, hani ister misiniz diye, onlar da kabul ediyorlar, hemen. Tabanlarımdan memnunum, hiç kavga etmezler mesela. Hayata karşı hep iyimserler.

* Parçaları bir araya getirdiğiniz bu halinizle kendinizi nerelerde görmek isterdiniz?

Birçok çalışma alanım var, bunu siz de biliyorsunuz. Kibrit çöpü, evin odaları, hadi olmadı bir kaleydeskop olabilirim, mesela. Tabi bu karar için iyice oturup düşünmek lazım.

[resim alıntıdır.]


Devamını okuyun...>>

Muzikle Matematik Ogreniyorum Projesi

Matematik derslerinde artık şarkıların da olması gerektiğini söyleyen ve bizleri çocuklar kadar sevindiren bir proje var, şu sıralar. Adı: Müzikle Matematik Öğreniyorum!


Solar ‘ın sevdiği bir şarkının sözlerini uyarlaması gibi değil, projenin sahibi Mustafa Duran kendi şarkılarını yazabiliyor, üstelik bestesi bile hazır! Çarpma işlemi adlı çalışmanın sözlerinden bir kuble şöyle mesela;

"Süt içmeyi severim
Hem de günde üç bardak
Acaba bilir miyim?
Beşinci gün kaç bardak
Bir litre süt kaç bardak?
Bana düşen ölçmektir
Sonucunu söyleyip
Kana kana içmektir."



Benzer şekilde, müzik derslerimizde nota değerleri öğretilirken, biz de zaman zaman elmalardan yararlanırdık. Bazı elmalar hep yarım olurdu, bazıları da hep çeyrek. Tam olan elmalar ilgimizi çekmiyordu pek. Öğretmenimiz elmaları sevdiğimizi anlamış olmalıydı, çünkü elmalarımız ders sonuna kadar bitmiyordu. Kesirli sayılar, hem elmalar kadar lezzetli, hem de notalar kadar eğlenceli olmalıydı. Ben bunu anlamıştım. (Bir de notaların kırmızı renk ile gösterilmesini bekledim ama hayır, kırmızı elmalara ait bir renkti.)


Devamını okuyun...>>

Tüm geometri çalışanları böyle olmalı


Devamını okuyun...>>

Sayı Doğrusu Üzerinde Şehir Projesi Hayali!


Sayı Doğrusu üzerinde, bir şehir projesi gerçekleştirmek isteyen Abaküs Yapı şirketi, harekete geçmeyi planlıyor. Bütün bu hayallerinin temellerinin atıldığını bile duyurdular.


Sayıların heyecan içinde karşıladığı bu zırvalık, herkesi memnun edecek gibi gözüküyor. Onların anlamsız hayatlarına farklı bir renk ve değişik bir yaşantı getireceği vaatleri ise oldukça çekici. Birazdan başlayacak olan bu büsbüyük gösterinin ortasında, her zaman hayatta kalacakmış hissi hiç bitmeyecek. Kendilerine ait sayı değerleri ile birlikte bir yerden diğer bir yere varmak, hayli kolay. Tabi bir de, fazlaca gürültü, kalabalıkla gelen yetersiz şehir ilişkileri, bitmeyen bir trafik, estetikten yoksun binalar da var şehirde. Bunlar da unutulmasın, lütfen. Sonra sonra başlayacak olan bir şehir kaosu da olsun mu, olsun.


Sayıların şehir hayatına alışkın olmadıklarını bildikleri halde, şirket pazardaki umutlarını kesmediklerini gösteriyor. Sayı doğrusunda küçük küçük şehirlerle her yerde baş döndürücü alışveriş merkezleri, ikonik kuleler ve çok katlı konutlar görmek istiyorlar. Bundan ötürü etrafta boş arsa bulmanın peşindeler.


Keşke Abaküs Yapı şehrin eski güzelliklerini yeniden hatırlatmaları gerektiğini anlasa! Bir de sayı doğrusuna özel şuna benzer bir oyun da planlasa!

[fotoğraf alıntıdır]


Devamını okuyun...>>