RSS Adresi Matematik

Lego Oyuncakları: Ellerimizdeki Küçük Hesaplar

Legolar gibi basit bir oyuncak ile şaheser yaratan insanlardan bahsetmek niyetindeyim. Küçük bir araba fabrikası tasarladıkları anlaşılan yukarıdaki çalışma için hayli uğraşılmış, gece gündüz üzerinde durulmuş. Baştan anlaşalım, üstün bir yaratıcılık söz konusu.

Bu renkli tuğlaların yaklaşık 8 yıl önce "yüzyılın oyuncağı" ünvanını kazanmış bir eğlence olduğunu hatırlatmalıyız. Bu ödülü hakettiğine göre, çocukların zihinsel gelişimlerini önemsediğini ortaya koyuyor. Üstelik onların gereksinimlerini ve gelişimine göre şekilden şekile girmeyi biliyor, olmalı.


Bütün bu yüksek seviyede sergilenen başarılar filan matematikteki gariplikler için de tekrarlanabilir mi? İşte, biz bunun için üşünmedik ve ufak bir araştırma yaptık. Hiç değilse, sevdiği sayılardan lego eseri oluşturanlar olmalıydı. Mahalledeki küçük çocuklarımıza sorduk ya da sormaya çalıştık. Onlar karne heyecanı içindeydiler ve haliyle doğru düzgün cevap vermediler, bizi atlattılar. Matematik ders notu düşük olan bir iki öğrenci ile kovalamaca oynadık, biraz tartaklandık. Halbuki onları yanlışlıkla seçmiştik. Yani, anlayacağınız istediğimiz cevabı alamadık. Olsun, şu anlamsız sanal dünyada herkes gibi mutlu olabilir, amacımıza ulaşabilirdik.


İnternetteki başarılı lego sanatçıları (kaç kişi olduklarını bilmiyoruz) cebiri akla getirebilecek bir çalışma yapma gereği duymamışlar, sanki. Daha basit çalışmalar var. Ama şu var ki, bütün bu eserlerde uygulanan teknikler için hesaplamalar varmış, bazı insanlar bunlara dikkat bile edermiş. Evet, bir çoğumuzun umurunda olmayabilir belki ama, en azından bunu bizi kovalayan çocuklara duyurmalıyız! Bu yazı sırf bundan ötürü yazıldı.

Sıradaki lego oyunları S. Sönmez'den geliyor. Tüm matematik severler ve karnelerinden çok çocuklarına değer veren aileler için!


Devamını okuyun...>>

Kaçak Huzurevi Sakininin Hikayesi

Bir devlet dairesinde yıllarca sabit fonksiyon olarak çalışmış yaşlı bir teyzenin, yeni kaldığı huzurevinde başından geçen trajikomik hikaye.


foto: paulgorman (cc)
Sevgili oğlum,

Nerelerdesin sen? Beni buraya bıraktın, gittin; tüh sana, demek niyetinde değilim. Baştan anlaşalım.

Bak, geçen gün bütün ünlü isimler buradaydı ama, sen hala yoksun. Sinema söz konusu olunca, gözümde sen belirdin ve belki buradaki set ortamı hoşuna giderdi, dedim. Mesela yönetmenimiz yorulunca, "motor" şeklinde sen bağırmaya başlardın, olur olmadık yerde "stop" derdin, herkes öylece kalırdı. "Olmadı, baştan" derdin, minicik ellerini sallardın, küçükken olduğu gibi bu oyunu tekrar ederdik. Yönetmenlikten sıkıldığın zamanlarda, en sevdiğin oyuncağını verirdim, onunla oynardın. Ha-ha-ha. Tabi bir de oyuncular var, etrafta. Hepsiyle tanıştık, iyiler çok.

Bana da filmde rol vermek istediler ama sadece şiddet sahnesi için düşünmüşler. Kabul etmedim tabi, babanın yerini kimse alamazdı. Sağ olsun yönetmen Mahsun Fonksiyongül, o sırada beni keşfetti ve olasılık fonksiyonu olarak bu filmde yer almamı istedi. Pek sevindim, doğrusu. Sonunda, senin kapıldığın sinema büyüsüne çekilişsiz-kurasız ben de kapılabilirdim. Kamera önünde tüm hünerlerimi sergileyebilirdim, x rastgele değişkeninin alacağı bütün değerlerine f(x) olasılıklarını atayabilirdim, yapmadığımı bırakmazdım. Hem sonra, bütün bu olanlarla torunlarıma anlatabileceğim gerçek bir hikayem olacaktı. Aklıma her geldiğinde yeniden ve bütün ayrıntılarıyla bahsedecektim. Onlardan az da olsa, hakkettiğimi sandığım ilgiyi görecektim.

Oğlum, filmlerde olduğu gibi olaylar çabuk gelişti. Yönetmenimiz ile ertesi gün için sözlü olarak anlaşmıştık. Onlar gittikten sonra aynaların karşısında rolüme ısınıyordum, x rastgele değişkenlerinin alacağı değerleri ezberliyordum, ki zaten başka da yapacak bir şeyim yoktu. Oyuncu olmak öyle kolay değildi, zaten. Bütün huzurevindeki arkadaşlarıma uzun uzun bunu anlattım. Ertesi gün olunca bazıları sıkıldı. Yinede aldırmadım, repliklerim havada uçuşuyordu ama gelen giden yoktu. Meğer bizim huzurevi kaçakmış, bunu öğrendiğimizde bizim de huzurumuz kaçtı. Yönetmen Fonksiyongül tabi cesaret edemedi gitti başka bir yer buldu.

Bu habere tek sevinen benim komşum oldu, çünkü senaryoda şiddet göreceği yazılıydı. Dayak sahnesi konusunda çekinceleri vardı. Kadına yönelik şiddetin ne demek olduğunu bilmeyen şanslı fonksiyonlardandı. Kurtulmuştu. Ama olsun, biz bu sorunu aramızda hallettik. Bu başımıza gelenlere pişmiş kelle gibi karşılık verdiği için, onu aramıza alıp bir güzel sopa attık. Bastonlarımızı filan kullandık. Bütün bunlar olurken, onun çok başarılı oynadığını düşündüm. Herkes gibi onun da hakkını yemişlerdi. Bu yüzden onu dövmeye son verdik. Basit hayatlarımıza geri dönelim dedik ve döndük.

Canım oğlum, bana bu kaçak yeri layık gördüğün için, sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Burası mühürlenmeden ve başka senaryo teklifleri gelmeden beni al kurtar. Anneni seviyorsan fazla gecikme. Kamera gibi çalışan gözlüklerinden öperim.
Sevgiler,

Ünlü oyuncu adayı annen.





Devamını okuyun...>>

Sudoku Oyunu'nun Kardeşi Futoshiki

Sudoku oyununa bağımlı insanların sayısı, ülkemizdeki işsiz sayısı gibi her geçen gün artıyor. Gazetelerin bulmaca eklerinde, cep telefonlarında kendilerine yer buluyor. Bununla birlikte bulaşıcı oyunumuzu, takip edenlerin sayısı düşebilir, bakın yeni tanıştırdığımız beyin egzersizimiz daha yararlı olduğu bizden önce onaylanmış.



Futoshiki, sayıları kullanmasını bilen mantık bulmacasıdır ve Japonya ‘da doğmuştur. Sudokuyu seven gönüller tarafından sevilebilir olduğunu söyleyebiliriz, ama pek emin değiliz çünkü bu tam olarak onaylanmamış. Her ikisinde de rakamlar benzer düzenli sıralı kutucukların içerisinde yaşıyorlar. Tabi, birisi biraz kardeş gibi kalıyor yanında, kendisi 81 değil de 25 karecikten oluşuyor ve birden beşe kadar olan beş sayımız başrolleri paylaşıyor.



Oyun "büyüktür" (>) ve "küçüktür" (<) işaretleri üzerine kurulu. Bu ikisiyle birlikte oyunu götürmeniz için, bunları birbirlerine karıştırmamak geliyor. Amacımızı açıklıyorum, ilk beş sayma sayısını her bir satırda ve sütunda yinelenmeyecek halde yerlerini bulmak, evlerini kaybetmiş sayımıza yol göstermek. Tam da bu sırada bize "büyüktür" ve "küçüktür" levhaları yol gösteriyor. Kutucuklar arasına yerleştirilen bu işaretler sayesinde sayılar kolaylıkla yeni evlerine yerleşiyor. Çözmesi daha kolay gibi ama tabi, görünüşü sizi kandırmasın, sakın!




Resimli Sudoku Limon ile Zeytin



Devamını okuyun...>>

Hepimiz Şekiliz, Hepimiz Tangram Severiz!

Geometrik şekiller bir araya gelerek bizleri heyecan içinde bırakmak isterler. Bundan olsa gerek, tangram oyunu sırasında şekiller, hünerlerini gösterirler, bu konuda birbirleriyle yarışırlar. Çünkü bu onlar için büyük bir fırsattır. Bütün bir halde kalmak istememeleri sonucunda parçalanarak eğlenceyi başlatırlar. Sonra olaylar gelişir ve renklenmeye başlarlar, gökkuşağını filan kıskandırırlar. Hayal gücünün sponsorluğunda harikalar yaratırlar.





Belli kuralları olan bu eğlencenin, ülkemizde pek sık rastlanan "faili meçhul cinayetler" adlı oyunla benzerlik taşır sanki. İşte bu benzerlikleri sıralamaya çalışalım.

  • Oyun bitiminde ortaya çıkan görüntü, görenleri hayretler içinde bırakır. Oyunların gelişim basamakları bilinmediği için, olanlara şahit olanlar gördükleri için az da olsa, bir açıklama beklerler, ayrıntılar gelene kadar öylece kalırlar.

  • Ortaya çıkan sonuçlar bir örnek teşkil eder. Kendisinden sonra tekrarlanabilen durumlara iyi veya kötü yol göstermiş olurlar.

Hırant Dink 'i ve diğer başarılı gazetecileri saygıyla anıyoruz! (Bkz: Keşke yaşasaydı da hapse girseydi)


Devamını okuyun...>>