RSS Adresi Matematik

Kişisel Blog: Bilinmeyen olmak

Sevgili günlük, x olmanın ne demek olduğunu benden başkası bilemez. Yaşadığım ani kişilik değişiklikleri monoton bir hayattan kurtarsa da beni, bulunduğum durumu koruyamamanın vermiş olduğu sıkıntıyı kimselere anlatamam.

Yine de bir çabalamak isterim...

Geçenlerde yine y ile denklem kurmak için çayıydı, çekirdeğiydi almış, yanımıza gelecek eşittir'le sayıları bekliyorduk. Eşittir çok üzgün görünüyordu. 'Hayırdır abi ne oldu?' diye bir halini hatrını sordum. Derdi neymiş bil bakalım: 'monotonluktan sıkılmış'.

y ile kısa bir süre birbirimize baktık. y elini havaya hafifçe kaldırıp indirdi, aynı anda başını sağa sola çevirdi (kendisi çok yetenekli bir y doğrusu) dudak hareketlerinden ne dediği anlaşılmıyordu, ama ben tahmin ettim. Hislerimize tercüman olma görevini bana vermişti:



"Bak güzel kardeşim, eşittirim, her zaman bu kadar sakin olamam kıymetini bil. Sen durağan bir hayattan şikayet ederken ben, y ve diğer değişken kardeşlerim her gün bambaşka bir sayı oluyoruz. Bir gün 1 iken, diğer gün 648 oluyorum. Aradaki farka bak. Biri yolun başında diğeri ise epey ilerlemiş. Üstelik bu hep böyle olmuyor, bazen sabit bir harf bulup beni onun cinsinden yazıyorlar. İyi ki 'elemanıdır reel sayı' zorlaması var... Anlayacağın bir gün karmaşık sayı olmaktan korkuyorum. Peki buna ne dersin, çok mutluyken negatif sayı olmak zorunda kaldın mı sen hiç?"

Eşittir cevap vermedi, y'ye 'Çayım şekersiz olsun lütfen.' dedi sadece. O gün pek bir mutsuzdum ama negatif bir sayı değil de, 23 olmam istenmişti, boynumu büktüm, 23 oldum...


Devamını okuyun...>>

Osmanlı Cumhuriyeti 'ne Paralel Doğrular


İnternette sonu tüp ile biten sitelerde yeni bir salgın başladı. Tabi bu sayede, Osmanlı Cumhuriyeti 'nin konusunu bilmeyen kalmadı. Fragmanlardan anladığımız kadarıyla film; Ulu Önder Atatürk olmasaydı, Türkiye 'de neler olurdu gibi bir soruya yanıt vermeye çalışıyor. Bunları yaparken yeterli düzeyde mizah kullanması da hayli sevindirici. Gani Müjde hayranı olduğumu da artık saklayacak değilim, sevgili okuyucu. Ama, yazının devamında onun keskin zekasından ve kaliteli espri anlayışından bahsedecek zamanım yok, zaten bütün bunlar az çok anlaşılıyor. Bir sonraki paragrafta -ki kendisi hemen aşağıda- sizleri başka bir konu bekliyor.


Filmde muhtemelen Atatürk'ün devlet yönetimi konusunda sergilediği muvaffakiyetler ön plana çıkacaktır. Halbuki Gazi M. Kemal, bu ve benzeri alanlarda gösterdiği başarıyı geometri konusunda da devam ettirmişti. Kendi el yazısıyla kaleme aldığı bir geometri kitabı bulunduğunu sizlere hatırlatıp, rahatlayabilirim. Hem sonra dilimize kazandırdığı terimlerden bahsedip, onun türk diline olan hayranlığını dile getiririm, pek sevinirim. 1937 yılında bitirdiği kitabı görülmeye değer bu haliyle, çünkü büyük yenilikler içeriyor. Kitabın sayfalarında kendilerine yer bulan terimler, sevinç içinde olmamalılar. Bütün bu pırıl pırıl kelimeler hemen örnek sorular üzerinde herkesi selamlamaya başlıyor. Bunlardan bazıları:


Muhit-i Daire yerine Çember

Ehram yerine Piramit

Menşur yerine Prizma

“Bu anlaşılmaz terimlerle bilgi verilemez. Dersler Türkçe terimlerle anlatılmalıdır.” diyen Atatürk, okulları ziyaret eder ve dersleri izlerdi.


Devamını okuyun...>>