RSS Adresi Matematik

açı etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
açı etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Karma felsefesi ile dolu bir açık mektup

Sevgili Karma,

Ben bir üçgende ikamet eden, vergilerini ödeyen, küçüklerin ellerinden büyüklerin gözlerinden öpen bir açıyım. Ama yine de iyi olduğum söylenemez, biliyorum. Zaten bunu sen de biliyorsun. Ve durmadan bunu hatırlatıyorsun. Ne zaman bir kötülük işlesem, başıma bir kötülük geliyor. Hayır karma, sana kızmıyorum tabi ki. Senin görevin bu. Bak biliyor musun, senin bu yönünü biraz kahramanlara benzetiyorum. Ama hangisi olduğuna karar veremedim. Sahi sen bir kahraman olabilir misin, karma? Sana kahraman diyebilir miyim, karma? Ama bak, sadece benim kahramanım olacaksın. Popüler kültürden uzak duracaksın, öyle kimse senin kıyafetlerini, defterlerini, kalemlerini ıvır ve zıvırlarını aramayacak, tamam mı? Tüketim toplumuna hizmet etmek yok, o zaman anlaşırız.

Ne diyordum, benim kahraman karmam. Bu mektubumda durum değerlendirmesi yapmamı istemişsin. Son birkaç gün içerisinde iyilikler yaptım tabi, hemen onları not ettim. Mesela,

kenarlarını taşımaya çalışan geometrik şekillere yardım ettim,

kenarların uzunluklarının ölçümlerini kolaylaştırdım,

birbirlerine küsmüş iki komşu kenarı barıştırdım,

birbirlerine benzer iki üçgenin tanışmasını sağladım.

Evet, bunların hepsini yaptım karma. Benim kahramanım. Şimdi artık senden bir şey isteyebilirim değil mi? Ben doksan derece olmak istiyorum. Bana yardım edersin değil mi karma? Senden acil bir mektup bekliyorum. Biraz acele etsen iyi olur, çünkü eğer yanıt vermezsen diğer kahramanlara başvurmayı düşünüyorum. İmza: 60 derecelik bir açı.

(abaküs)


Devamını okuyun...>>

Açılar ve açı çeşitleri üzerine söyleşi

Bu hafta, geometri kitaplarının ilk konusu olarak yer kaplayan, iki ışın arasında kalan ACB açısı ile röportaj yaptık. Kendisi, diğer konuklarımız gibi hayli sevimli çıktı. Geometri dünyası hakkında biraz da olsa ipuçları verdi. Ya da bunu bizim zorumuzla yaptı, kendisi de biliyor, sorun söyler.




Bu işe nasıl girdiniz?

Aslında hiç aklımda yoktu. Geometriyi seviyordum elbette ama işin içine girmeye hiç cesaret edemiyordum, işte sadece uzaktan seyrediyordum. İki ışının birleşmesi, güneşin batışını izlemek gibiydi, benim için. Derken onlar beni fark ettiler ve teklif getirdiler, ki ben de zaten buna can atıyordum ve hemen sevinçten atladım zıpladım, sonra biraz dinledim ve oracıkta kabul ettim. Şimdi bu iki ışın arasında güzel bir hayatım var.




Sizi ölçmek isteyenlere neler söyleyeceksiniz?

İki ışın arasındaki açıklığa dikkat etmeliler. Bu açıklığın sayısal bir karşılığı vardır tabi. İşte bunu nicel bir şekilde dile getirebilmek içinde bir sayı bulmalıyız. Buna kitaplar, açının ölçüsü derler, biz de bozmayalım, öyle diyelim.

Sizi hep iki ışın arasına çizilmiş bir yay olarak hayal ederim. Yoksa yanlış mı biliyorum?

Evet, bu büyük bir yanılgı. Ben yay filan değilim, gördüğünüz gibi ona da benzer bir halim yok. Ama şu var, bu yayın olmasının sebebi: yazılan açı ölçüsünün hangimize ait olduğunu belirtmesidir. Yoksa, hiçbirimiz yay olarak gösterilmek istemeyiz ama yaya bakarak tanınırız.

Peki, iki açı arasındaki yerinizi nasıl buluyorsunuz?

Çok sıkıcı. Sizin popüler ve pahalı oyuncaklarınız yok. Cep telefonu yok, bilgisayar yok, hadi bunları geçtim televizyon bile yok. Açı olmadan önce bunların kullanılmayacağına dair anlaşma imzalanır ve bu böyledir. Şaka tabi, siz de hemen inanıyorsunuz. Ben yaşantımı hiç sıkıcı bulmuyorum. Görevimin başında olmak, egolarımdan önce gelir. Bu yüzden her açıdan mutlu sayarım kendimi.

Komşu açılarınızı nasıl seçersiniz?

Aslında bu bana bağlı bir şey değildir. Bu işlemlerle daha çok ışınlarımız ilgilenir. Eğer ışınlar kendi aralarında ortaklık imzalamaya kabul ederlerse, biz de kabul etmiş sayılırız. Bu böyledir. Ama ben de kendi komşumu kendim seçmeliyim diye düşünüyorum ama maalesef bu özgürlüğümüz elimizden alınmıştır.

Şu anda dar açısınız. Peki 90 derece olmak için çaba harcardınız mı hiç?

Evet evet. Biz açılar camiasında dik açı olmak hayli önemlidir. Çünkü birçok geometrik şekilden teklifler yağar size. Şu anda dik üçgende çalışan birçok arkadaşım var benim de. Ama hiçbirisiyle şimdiye kadar görüşme fırsatı bulamadım. Yani, beni unuttular, evet. onlara kırıldım, buradan onlara sesleniyorum: açı olmuşsunuz ama adam olamamışsınız.

Peki bütünler açınızı mı yoksa, tümler açınızı mı seversiz?

Çocuklara sorulmuş gibi oldu ama neyse. Ben daha çok bütünler açımı merak ederim. 180 dereceden kendi ölçümü çıkarmak daha zor olduğu için. Bu yüzden tümler açım beni heyecanlandırmaz ve sevmem pek.

(abaküs)


Devamını okuyun...>>