RSS Adresi Matematik

filmler etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
filmler etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Film senaryosu: Daire'yi kurtaran sayı

Daire diğer geometrik şekillerden gelen açıların tehditi altındaydı. Fakat bir rivayete göre tüm zamanların 1'de buluştuğu anda Daire'ye bir sayı gelecek ve Daire'yi bu tehditlerden kurtaracaktı. O tarih 11.11.1111, o saat ise 11:11:11 idi.

Bütün matematik severlere göre bu tamamen bir saçmalıktı. Hatta 11.11.1111 günü saat 11:10'da üst yetkili bir sayı:

-Gördüğünüz gibi ey matematik halkı saat 11:10 oldu ve halen Daire'yi kurtarması beklenen sayı Daire'yi kurtarmadı, salaklık bizde ki bugüne kadar oturupta bu sayıyı bekledik sizler gibi, çekilin önümden Daire'yi ben kurtaracağım!

Konuşma bittiği anda saatler 11:11:11'i gösteriyordu. Bütün dinleyiciler aynı anda:
-Haaaa!
dediler ve bir uğultudur başladı...

1 sayısı ise konuşmayı bitirdiği anda çoktan yola koyulmuştu. Üçgen gezegenleri uçan dairesiyle artistik hareketlerle geçti. Geometri galaksisinin en ucunda, işte bütün maviliğiyle parıldayan Daire oradaydı...

1 kolundaki saate baktı, uçan dairesinin teknolojinin sınırlarını zorlamasına rağmen yeterince hızlı olmadığını düşündü. Tarih 11.11.2007 olmuştu. 'Olsun.' dedi:
"Geç olsun da güç olmasın."

Daire'de ilkin top oynayan küçük sayıları gördü. Yanlarına gidip:
"Merhaba, ben sizi kurtaracak sayıyım."

dedi, gururla. Küçük sayılar ise:

"Ohooo, o sayı bir rivayete göre 11.11.1111'de saatler 11:11:11'i gösterirken gelip bizi kurtarmış zaten amca... Yani biraz geç kalmışsın sen, bak bize hiçbir açı saldırmıyor artık, sakinleşti hepsi sözümüzü dinliyorlar. "

1 geri dönmeyi göze alamadı, maazallah yolda falan ölebilirdi, ömrünün geri kalanında diğer küçük sayılarla top oynamaya karar verdi. O günden beri 1 sayısı bir acayiptir. Lakabı da 'Daire'yi kurtaramayan sayı'dır. Geldiği gezegen de matematikte geri kalmış gezegenlerin önde gidenidir. Yani en azından haber alma açısından öyledir, Allah başa vermesin tabii...

Haa bu arada, Daire'yi asıl kurtaran sayı ise asaldır, 11'dir.


[resim alıntıdır]


Devamını okuyun...>>

Sinema: Üzen Film İftiharla Sunar

Adı: Bir gün buluşacağız dermişim
Yazdım ama yönetmem: fea
Oyuncular: x+1, 2x-3, 3x+5
Slogan: Bir 21.yy aşkımsı
x+1: Necdet, 2x-3: Nalan, 3x+5: Necmi

(...ve doktor sayılar f(x)=3 fonksiyonunda x yerine yazılması gereken Nalan'a gerçeği söylerler, bir ay ömrünün kaldığını öğrenen Nalan ne yapacağını şaşırdıktan sonra tek aşkı(!) Necdet'e koşar. Plan tabii ki Necdet'i kendinden soğutmaktır, çünkü gerçek sevginin gereği budur, koş Nalan koş...)

Necdet: Nalan naşkım nerelerdeydin, kaç saat oldu nağaç oldum yahu?

Nalan: Eeeh yeter artık, naşkım naşkım, nereye kadar yani? Ben Necmi'ye gidiyorum, nonu seviyorum (elinin tersini hafifçe alnına değdirecek burada). Hem o bana naşkım değil aşkım der...

Necdet: Neler, neler söylüyorsun Nalan?

Nalan: Sıkıldım senden Necdet, hep aynı uçurum kenarı, hep aynı manzara; yıllardır saçını bile değiştirmedin, saçlarından firar eden saç telin bile hep aynı... Hep aynı pembe panjurlu ev hayali, ne sıkıcı şeysin sen yahu...

(Zavallı Necdet'in burada gözleri dolacak. Üzüntüden daha çok ikileme kullanmaya başlayacak cümlelerinde.)

Necdet: Yalan yalan söylüyorsun, şaka şaka yapıyorsun, bak bak, gözlerin doldu...

Nalan: Bir şeyi tekrarlamadan konuşamıyorsun bile, sevmiyorum nartık seni...

Necdet: Gözlerime bakarak söyle, nonu seviyor musun?

Nalan: Aslında hoşlanıyorum desem daha doğru, şey, zamanla duygularım ne yönde değişir bilemem tabii, ama...

Necdet: Kes, kes, beni kederimle başbaşa bırak, nnndefol!

(Kederine yenik düşen zavallı Necdet en yakın kayadan atlayacak, ölecek.)

(Doktorlar Nalan'a x'in yanlış bulunduğunu sabit fonksiyona yazılması gereken asıl x'in bir başkası olduğunu bildirecek. İki gün yas tutan Nalan, üçüncü günde Necmi'ye koşacak. Necmi'yle o bar senin bu bar benim dolaşan Nalan barda Necdet'in hayaletiyle karşılaşıp kalp krizinden ölecek. Necmi de barda yeni tanıştığı bir kıza aşık olacak, aynı şeyler ikisinin başına da gelecek ve film bitecek)

(fea)


Devamını okuyun...>>

Eski Türk Filmleri (1) Süzen Film İftiharla Sunar

Adı: X' cik yavrum benim.

Acemi Yönetmen: aylak veya abaküs

Süper Senaryo : fea

Tür: ağlamaklı dram, kalabalık aile ve/veya büyük macera

Puan: 9,9 veya 9,8 veya daha fazla

Oyuncular: fonksiyon, a-b-c , sonra x-y, integral, çocuk oyuncu z ve baba oyuncu 17 ve e,



Konu:

Daha evvel a,b,c ve z'yi kaçırıp onlara dilencilik yaptıran fonksiyon yolda gördüğü ve ne de olsa sahipsizdir dediği x ve y'yi de kaçırdı. x ve y içinde bulundukları durumu pek yadırgamıyorlardı, her gün tıpkı fonksiyonun istediği gibi bir köşe başında üstlerini başlarını yırtıp dileniyorlardı. Hatta bazen x sakat numarası yapıyor, y' yi de körmüş gibi davranmaya zorluyorlardı. Acımasız fonksiyon her gün 'daha fazla para, daha fazla para' diyordu. Gözünü integralin şanına ve şöhretine dikmişti, zamanında onun yanından limuzinle geçip gitmesi ona epey dokunmuştu. Çocukluğuna inmek gerekiyordu ama takdir edersiniz ki matematik dünyasındakilerin sorunlarıyla ilgilenecek kadar yürekli bir psikolog yoktu.

Fonksiyon matematiksel ifadelerin güvenini kaybetmeyi takmıyor, para kazanmayı tercih ediyordu. Bunu gören x artık dilencilik değil de ona daha fazla para kazandıracak hırsızlığı yapmaya karar verdi.

Bu arada fonksiyon da boş durmuyor, ona daha fazla para kazandıracak bir plan kurguluyordu. Gözüne bir anda daha bebek olan z ilişti, onun bileğini bağlayacak, böylece kolu kesilecek ve diğer sayılar acıyıp para vereceklerdi ona refakat eden a'ya...

z'nin acıdan ciyak ciyak bağırmasına dayanamayan x, onu ve y'yi alıp kaçmaya karar verdi. y de bu kararında onu sonuna kadar destekliyordu. Gizlice z'nin kolundaki ipi kesip kaçtılar.

x ailesinin geçimini sağlamak için arabaların kapılarını açmaya, üçgenlerin açılarını çalıp satmaya, sayı doğrusundan geçen sayıların cüzdanlarını çalmaya çalışıyordu. Ne zaman ki bir gün 17 ona doğru yolu gösterene dek. Onun da arabasının kapısını açmaya çalışmıştı, tam da o sırada gelen 17 x'e bu yaptığının yanlış olduğunu, belki de artık sayı doğrusundan emekli olmuş bir sayının emeklilik ikramiyesini çaldığını hatırlattı. x akıllıydı, 17'nin dedikleri ona çok mantıklı geldi, o günden sonra hırsızlık yapmaya tövbe etti.

Bunları kaldıkları yere gidip y'ye de anlatmaya karar verdi. y de ona günlerdir z'nin içmesi için sütçüden çaldıkları sütleri hatırlatınca x bir hesap yapmaya karar verdi, artık çalışarak para kazanıp bütün bu sütlerin parasını verecekti. Doğru süt satarak geçimini sağlayan e sayısının yanına gitti. Bütün olanları anlatınca e ona yardım etmeye karar verdi. x'e artık yaşlandığını onun için çalışarak hem ona olan borcunu ödemesini hem de bu yolla y ve z'ye bakmasını önerdi. x bu teklife hemen atladı.

Şimdi bir hesap yapmaları gerekiyordu. e sayısı bir litre sütü 1 lira 25 kuruşa satıyordu ve x'in z'yi de alıp kaçması tam 24 günü bulmuştu. Her gün 1 litre sütünü çaldığı e sayısına tamı tamına 30 lira borcu birikmişti. e sayısı ona sattığı her litre süt için 50 kuruş önerdi. Bu durumda acaba x'in borcunu kapatmak için ne kadar süt satması gerekiyordu?

Gidip bütün bunları hesaplamak için e sayısından izin istedi. Kaldıkları yere gittiğinde y onu kapıda karşıladı, y'nin hayalinde ise pembe panjurlu bir ev vardı. x'in ona anlattıklarını duyunca bu konuyu hiç açmamaya karar verdi. x hesaplarını yaptı, 60 litre süt satması gerekiyordu, bir günde 5 litre süt satarsa 12 günde borcunu kapatabilecekti. e sayısı ona her gün sütün iki litresini vereceğini söylemişti. Bir litre sütü günlük kullanırlarsa diğer harcamaları için de bir litre sütü satıp buradan da 1 lira 25 kuruş kazanacaklardı. Bu parayla da zar zor karınlarını doyurabileceklerdi.Bunları duyan z, 12 gün sonra borcun kapanacağına sevindiğini söyledi ve ağzından pembe panjurlu ev hayalini kaçırıverdi. x bir de ev almak için kaç litre süt satması gerektiğini düşündü, bütün hesapları bırakıp türeve kaçtı.


Devamını okuyun...>>