RSS Adresi Matematik

geometri etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
geometri etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Nevruz: Geometrik Uçurtmaların Bayramı

Komik Haberler Merkezi - Nevruz ile birlikte baharı karşılamak için “Yenilikçi Geometrik Şekiller Derneği” üyeleri geçtiğimiz günlerde bir araya geldi. Hazır bir araya gelmişken ufak bir miting düzenleme kararı alındı. Tam da bu sırada uçurtmalar özgür olup yükseldiler ve diledikleri kadar bulutlarla oynadılar, aşağıda olanlara pek aldırış etmediler.



[resim: tecnicolor]



Nevruz kutlamalarını bahane eden birçok dernek gibi, onlar da seslerini duyurmak istediler. Kendilerini yenilikçi olarak gören bu şekiller için, baharı karşılamak kadar doğal bir şey olamaz. Çünkü nevruz; bereket, temizlik ve tabi pırıl pırıl günler demekti.

YGŞD Başkanı Sayın Altıcan Altıoğlu, bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kendisi aşağı yukarı şunları dile getirdi:

"Bedenler, bedenlerin gereksindiği yiyecek, içecek, kıyafet, aksesuar vs gibi detaylar bedenlerin çevresindeki auralar daha da ötesi ve en geniş yer talep eden kocaman kocaman ruhlarınızla ne kadar çok yer kaplamakta olduğunuzu bir bilseniz.

İşte birbirinin içine geçmiş onlarca halkanın bir başka halkalar silsilesi ile çeşitli kesişim kümeleri, alt kümeler, kapsayan ve kapsanan kümeler oluştura boza sürdürdüğü bir matematik dersi son toplamda hayat. Belki de bu yüzden çıkışı huzurla bulmak için keskin kenarlar ve dönüşlerden ziyade dairesel ve zarif hareketler hak eden yuvarlak hatlı bir labirent eviniz. Ve dahi sadece çıkışı değil, girişi de huzurla bulabilmeniz için gerek tüm bu zarafet." (Bkz: Bırak bahar işini yapsın)

Konuşmasını burada kesen başkan, yanlış bir yazıyı okumuş oldu. Bunun yerine açıklanacak başka bir bildiri olmadığı için, yaptığı konuşma burada sona erdi.

Uçurtmalar Havalandı ve Kare Posterleri Açıldı!

Kutlamalara çok sayıda şekil katılıp, destek verdi. Bunların arasında ilk olarak altıgenler göze çarptı. Kendilerinden esinlenerek yapılmış bidolu altıgen uçurtmaları gördüklerinde kendileri de havalanmak istediler. Ama buna gerek bile yoktu çünkü, duydukları sevinçten biraz olsun havaya yükselmişlerdi bile.



Derken, baştan beri saklanmış posterler bir bir açıldı. Kareler bu durumu protesto etmeye başladı. Ellerinde taşıdıkları yukarıdaki resmi, gördükleri duvarlara yapıştırma zahmetine katlandılar. (Bazıları hızını alamayarak ağlama duvarına bile yapıştırdı bu posteri ama sonra, çok kötü dayak yediler görevlilerden.) Halbuki kendileri bile bu uçurtmanın nasıl yapıldığını bilmiyorlardı. Halbuki, altıgen uçurtmasının yapılışından 7'den 70'e herkesin haberi vardı.

Hatalarını anlayan kareler, posterlerin üzerindeki şekilleri altıgen yaptılar. Olay, şeytan uçurtmasının kulağına gitmeden bir son buldu.

Bu yaşananlardan sonra, altıgenlerin zafer işaretleri yaptıkları görülse de, pek fazla umursanmadı.


Devamını okuyun...>>

Osmanlı Cumhuriyeti 'ne Paralel Doğrular


İnternette sonu tüp ile biten sitelerde yeni bir salgın başladı. Tabi bu sayede, Osmanlı Cumhuriyeti 'nin konusunu bilmeyen kalmadı. Fragmanlardan anladığımız kadarıyla film; Ulu Önder Atatürk olmasaydı, Türkiye 'de neler olurdu gibi bir soruya yanıt vermeye çalışıyor. Bunları yaparken yeterli düzeyde mizah kullanması da hayli sevindirici. Gani Müjde hayranı olduğumu da artık saklayacak değilim, sevgili okuyucu. Ama, yazının devamında onun keskin zekasından ve kaliteli espri anlayışından bahsedecek zamanım yok, zaten bütün bunlar az çok anlaşılıyor. Bir sonraki paragrafta -ki kendisi hemen aşağıda- sizleri başka bir konu bekliyor.


Filmde muhtemelen Atatürk'ün devlet yönetimi konusunda sergilediği muvaffakiyetler ön plana çıkacaktır. Halbuki Gazi M. Kemal, bu ve benzeri alanlarda gösterdiği başarıyı geometri konusunda da devam ettirmişti. Kendi el yazısıyla kaleme aldığı bir geometri kitabı bulunduğunu sizlere hatırlatıp, rahatlayabilirim. Hem sonra dilimize kazandırdığı terimlerden bahsedip, onun türk diline olan hayranlığını dile getiririm, pek sevinirim. 1937 yılında bitirdiği kitabı görülmeye değer bu haliyle, çünkü büyük yenilikler içeriyor. Kitabın sayfalarında kendilerine yer bulan terimler, sevinç içinde olmamalılar. Bütün bu pırıl pırıl kelimeler hemen örnek sorular üzerinde herkesi selamlamaya başlıyor. Bunlardan bazıları:


Muhit-i Daire yerine Çember

Ehram yerine Piramit

Menşur yerine Prizma

“Bu anlaşılmaz terimlerle bilgi verilemez. Dersler Türkçe terimlerle anlatılmalıdır.” diyen Atatürk, okulları ziyaret eder ve dersleri izlerdi.


Devamını okuyun...>>

Yılın En Gözde Eğlence Mekanları & Merkezleri



Haber merkezimiz araştırıcı kimliğini ortaya koymaya devam ediyor. Bu haberimizde, gece hayatına ufak bir bakış atıp, sizleri aydınlatmaya çalışacağız.

Televizyon kültürünün bizlere sunduğu içi boşaltılmış eğlence dünyası, sadece tüketim halinde olmamızı istiyor, bunu biliyoruz. Üstelik bunları gözler önüne sermekte başka bir marifet, tabi. İşte böyle bir anlayış içerisinde olmadıklarını gösteren geometri elemanlarını unutmadık ve onlar için yılın en gözde merkezlerini derledik.

Çember Club: Girişlerde damsız kimse alınmıyor. Eğer bu halde iseniz, bu eğlence mekanına sadece teğet geçebilirsiniz, bizden söylemesi. İşte yanınızda bir pi sayısı bulundursanız, iyi ederseniz. Herkesin dikkatini çekmeyi başarırsınız. Çünkü içeride çember üretimi yapılıyor, evet bildiniz. Tabi bunun için yanınızda ne gerekirse işte, getirin.

Koordinat Cafe: x, apsis ve y, ordinat ‘tan oluşan bir alan sunuluyor, size. Burada herkesin noktası belirlenmiştir. Tabi, bu yüzden günler öncesinden yer ayırmak size kolaylık sağlayacaktır. Gelirken yanınıza te cetveli almayı unutmayın. Yoksa kapıda kalırsınız.

Yamuk Park: Yükseklik seçimleri size bırakılmış olan bu mekanda, güzel vakit geçirebilirsiniz. İşte kenar uzunluklarını fazla dert etmeyen bir geometrik elemansanız, daha rahat edebilirsiniz.


Devamını okuyun...>>

Gizli Bir Casusun / Ajanın Günlüğü


Sevgili günlük.


Bir altıgenin sırlarını öğrenmek için görevlendirildim. Evet, ben de en az senin kadar heyecanlıyım. Bak işte, beni hiç bu uzunlukta görmemiştin mesela, değil mi? Bu haldeyim çünkü, altıgene bir köşegen olarak sızmayı planlıyorum. Biliyorum günlük, yanıma bütün malzemelerimi aldım, sen de annem gibi başlama. Gizli kameram, gizli kağıdım, gizli kalemim hepsi yanımda. Gizli kazağımı bile aldım, annem telaşlanmasın diye. Ama, biliyorsun annem bu tür numaraları bilmiyor, o yüzden gerçek kazağımı da unutmamalıyım.

Şimdi ilk iş kenarlarla tanışmak olacak. Hepsini az çok tanıyorum zaten. Yarısı annemin bulduğu kızlardan oluşuyor. Olsun ama, önemli olan hangileri işini sevmiyor da bahtsız bedevi gibi dolanıyor. Bunu anlamak biraz uzun sürebilir. Mümkün olduğunca kelebek gibi uçacağım, açı gibi konacağım. Sonra da o zavallı kenarın güvenini kazanıp, altıgen hakkında bütün bilgileri öğrenmeye çalışacağım.

Asıl önemli olan annemin altıgen içerisinde olmaması. Bu çok gizli bir görev biliyorsun. Ama nasıl oluyorsa işte, annem seçim otobüsleri gibi her yerde olabiliyor. Zaten geçen sefer her şeyi mahvetmişti. Az kalsın işimden oluyordum, sana anlatmıştım. İyi ama benim anlamadığım şey, annemin bundan nasıl haberi oluyor. Yoksa, sen mi söyledin günlük. Yok yok. Belki de annem evde oturmaktan ya da dizi takip etmekten yorulup, ajan olmaya karar vermiştir. Olabilir tabi, haklısın. Bunu en yakın zamanda kendisine sormalıyım. Tamam tamam, ona ajan olduğumu söylemem. Sen de söyleme olur mu günlük. Anlaştık o halde. Yarın görüşürüz.

(abaküs)


Devamını okuyun...>>

Hiperbolik geometri gösterisi

Hiperbolik geometri böylesine güzel videolara esin kaynağı olur.


Devamını okuyun...>>

Haber: 'Matematik Eğitimi' nde Ezberci miyiz?


Geometri camiasının toplandığı 'bu yıl geometri için ne yaptık' zirvesinde yine tartışma çıktı.

Üçgen ezberci sisteme karşı olduklarını her fırsatta dile getirirken, Paralelkenar buna karşı çıktı, en büyük tartışma da bu iki geometrik şekil arasında yaşandı.

Üçgen, geometride sürekli aynı yöntemlerle ispat yapılmasının ve bunların ezberlenmesinin saçma olduğunu bulduğu her fırsatta yineledi, her mantıklı ispata kapılarının açık olduğunu da ekledi. Paralelkenar ise mevcut ispatlardan memnun olduklarını ve başka başka bakış açılarına hiç mi hiç ihtiyaçları olmadığını söyledi. Üstelik matematik bilgisini ölçmek isteyen öğretmenlere bu durumun zorluk çıkartacağını da ekledi.

Bu sözleri üzerine yerinden fırlayan Üçgen'in "Herkesi kendiniz gibi tembel mi sanıyorsunuz? Öğretmenler elbette bu farklı bakış açılarını da yorumlayacaklardır!" şeklindeki sözleri ortamın iyice ısınmasına sebep oldu.

Diğer geometrik şekiller her toplantıda olduğu gibi "aman aramızda yine tartışma çıkmasın" korkusundan seslerini çıkartamadılar. Kare'nin ise toplantı boyunca uyuduğu gözlerden kaçmadı.

Ezber konusunun çözümü ya da çözümsüzlüğü ise yine başka bir toplantıya kaldı. Bu süreç içinde geometrik şekillere yine bilindik ispatların geçerli olacağı bildirildi.

(fea)


Devamını okuyun...>>

Bisikletini Satan Bir Bilgeden Nasihatler

İnsanlara öğüt vermekten sıkıldım. Ki zaten söylediklerimi kendim bile yapmıyorum. Bazılarını da yapmayı unutuyorum. Bundan ötürü matematik ve geometri halkına söyleyeceklerim var. Beni iyi dinlesinler.

- Geometride iyiliksever kenarlar da vardır. Bunları bulun ve istediğiniz bir geometrik şekilde kullanın.

- Sabırlı olmayan sayılara sesleniyorum. Lütfen biraz sakin olun. Dört işlem yaparken acele etmeyin. Sonra sonuçlarınız yanlış çıkar.

- Açıları zengin olan geometrik şekiller, lütfen açılarını paylaşsınlar. Komşu açı oluştursunlar.

(abaküs)


Devamını okuyun...>>

Açılar ve açı çeşitleri üzerine söyleşi

Bu hafta, geometri kitaplarının ilk konusu olarak yer kaplayan, iki ışın arasında kalan ACB açısı ile röportaj yaptık. Kendisi, diğer konuklarımız gibi hayli sevimli çıktı. Geometri dünyası hakkında biraz da olsa ipuçları verdi. Ya da bunu bizim zorumuzla yaptı, kendisi de biliyor, sorun söyler.




Bu işe nasıl girdiniz?

Aslında hiç aklımda yoktu. Geometriyi seviyordum elbette ama işin içine girmeye hiç cesaret edemiyordum, işte sadece uzaktan seyrediyordum. İki ışının birleşmesi, güneşin batışını izlemek gibiydi, benim için. Derken onlar beni fark ettiler ve teklif getirdiler, ki ben de zaten buna can atıyordum ve hemen sevinçten atladım zıpladım, sonra biraz dinledim ve oracıkta kabul ettim. Şimdi bu iki ışın arasında güzel bir hayatım var.




Sizi ölçmek isteyenlere neler söyleyeceksiniz?

İki ışın arasındaki açıklığa dikkat etmeliler. Bu açıklığın sayısal bir karşılığı vardır tabi. İşte bunu nicel bir şekilde dile getirebilmek içinde bir sayı bulmalıyız. Buna kitaplar, açının ölçüsü derler, biz de bozmayalım, öyle diyelim.

Sizi hep iki ışın arasına çizilmiş bir yay olarak hayal ederim. Yoksa yanlış mı biliyorum?

Evet, bu büyük bir yanılgı. Ben yay filan değilim, gördüğünüz gibi ona da benzer bir halim yok. Ama şu var, bu yayın olmasının sebebi: yazılan açı ölçüsünün hangimize ait olduğunu belirtmesidir. Yoksa, hiçbirimiz yay olarak gösterilmek istemeyiz ama yaya bakarak tanınırız.

Peki, iki açı arasındaki yerinizi nasıl buluyorsunuz?

Çok sıkıcı. Sizin popüler ve pahalı oyuncaklarınız yok. Cep telefonu yok, bilgisayar yok, hadi bunları geçtim televizyon bile yok. Açı olmadan önce bunların kullanılmayacağına dair anlaşma imzalanır ve bu böyledir. Şaka tabi, siz de hemen inanıyorsunuz. Ben yaşantımı hiç sıkıcı bulmuyorum. Görevimin başında olmak, egolarımdan önce gelir. Bu yüzden her açıdan mutlu sayarım kendimi.

Komşu açılarınızı nasıl seçersiniz?

Aslında bu bana bağlı bir şey değildir. Bu işlemlerle daha çok ışınlarımız ilgilenir. Eğer ışınlar kendi aralarında ortaklık imzalamaya kabul ederlerse, biz de kabul etmiş sayılırız. Bu böyledir. Ama ben de kendi komşumu kendim seçmeliyim diye düşünüyorum ama maalesef bu özgürlüğümüz elimizden alınmıştır.

Şu anda dar açısınız. Peki 90 derece olmak için çaba harcardınız mı hiç?

Evet evet. Biz açılar camiasında dik açı olmak hayli önemlidir. Çünkü birçok geometrik şekilden teklifler yağar size. Şu anda dik üçgende çalışan birçok arkadaşım var benim de. Ama hiçbirisiyle şimdiye kadar görüşme fırsatı bulamadım. Yani, beni unuttular, evet. onlara kırıldım, buradan onlara sesleniyorum: açı olmuşsunuz ama adam olamamışsınız.

Peki bütünler açınızı mı yoksa, tümler açınızı mı seversiz?

Çocuklara sorulmuş gibi oldu ama neyse. Ben daha çok bütünler açımı merak ederim. 180 dereceden kendi ölçümü çıkarmak daha zor olduğu için. Bu yüzden tümler açım beni heyecanlandırmaz ve sevmem pek.

(abaküs)


Devamını okuyun...>>

Dairev5'in Seyir Defteri

Gemide bir anons yükseldi:

"Kaptanınız Yamuk konuşuyor. Yolculuğumuzun seyri hakkında tüm mürettebatı bilgilendiriyorum. Şu anda Samanyolu Galaksi'sine gelmiş bulunuyoruz. Buradan Dünya'ya geçmemiz ve görevimizin bir diğer ayağını tamamlamamız gerekiyor. Dünya'ya Uzay Geometrisi Aksiyomları'nı bırakıp, bir başka gezegene geçeceğiz. Koordinat sistemiyle görüştüm, bize Dünya'nın koordinatlarını verdiler. Üçgen'e de emir verdim, koordinatları bilgisayara yükleyecek ve yolculuğumuzu devam ettireceğiz. Hepinize kolay gelsin; geometrik şekillerim, canlarım. Kaptanınız Yamuk konuştu."

Dairev5'in kaptanı açıklamalarını yaptıktan sonra gemide hummalı bir çalışma başladı. Üçgen koordinatları alır almaz geminin yönünü tayin etti. Bunları yaparken uzay boşluğuna takıldı gözleri ve asık bir suratla:
-Puff, uzay bazen ne kadar da sıkıcı...
Dedi.

Dairev5 Dünya'ya ulaştığında tek tek tüm uzay geometrisi aksiyomlarını Yerküre'ye atmaya başladılar. Günlerdir bu aksiyomların hayaliyle yaşayan matematikçiler sevinç içinde tüm aksiyomları topladılar ve onlara sevinç gözyaşları içinde sarılıp, kırk gün kırk gece şarkılar söylediler, dans ettiler, eğlendiler...

Görevinin bir kısmını daha halletmenin verdiği rahatlıkla Dairev5 çoktan bir başka gezegene doğru yola çıkmıştı. Uzay'ın boyutları ve içindeki gök cisimlerinin sayısı düşünüldüğünde işleri hiçte kolay değildi, neyseki bazı terkedilmiş gök cisimleri biraz olsun dinlenmelerine olanak tanıyordu. En büyük tehlike ise karadeliklerdi...

Andromeda Galaksisi'ndeki Geometri Gezegen'in de ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor, geometri gönüllüleri zeki yaşam formlarına yollanmak üzere yeni yeni aksiyomlar ve geometrik şekiller hazırlıyorlardı.

(fea)


Devamını okuyun...>>

ABC Üçgen ile özel röportaj


Bu haftaki konuğumuz, hepimizin çok yakından tanıdığı, bidolu geometri kitabında yer alan sevgili ABC üçgeni. Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiği için, özel sırlarını anlattığı için ve hepsinden öte bizim güzel sorularımıza katlandığı için teşekkür ederiz. Kendisine de ettik ama, alışkanlık işte. :)


Üç kenarı bir araya getirmek için onları nasıl ikna ettiniz?

Aslında biz üçgenler için önemli olan kenarlar değil, noktalardır. Noktalar olunca onları birleştirme şansımız oluyor, böylelikle bir an da kenarlar oluveriyor. O yüzden sorunuzu değiştirmenizi isterim, lütfen biraz olsun çalışarak gelin.

Peki, özür dilerim. Noktalarınızı seçerken neye dikkat edersiniz?

Nokta seçimlerinde, cumhurbaşkanlığı seçimleri kadar üzerinde durduğumuz söylenemez. Bizim için üç nokta olması yeterlidir. Biz, onları rastgele seçmeye bakarız. Ama şu var ki, noktaların çakışık olup olmadığına dikkat ederiz. Doğrusal olmayan üç nokta gördüğümüz zaman hemen onları bir araya getirmeye bakarız.

Üçgen yapım çalışmaları nerede yapılmaktadır?

Düzlemsel bölge içerisinde çalışıp çalışmadığımız da ayrı bir önem taşır. Bundan ötürü, herhangi bir yapımda kendimizi burada buluruz.

Siz de bizim gibi açılarınızı toplar mısınız?

Evet tabi ki, yatmadan önce ve sabahları düzenli olarak toplamaya çalışırız. Tabi yok böyle bir çalışma kandırdım sizi, evet. Açılarımızın toplamı sabittir ve hiç değişmez. İç açılarımızın toplamda 180 derece eder. Dış açıların toplamı da bunun iki katıdır.

Büyük açıların karşısındaki kenar ne kadar büyüktür?

Büyük açımın karşısında her zaman büyük kenarım durur. Diğerlerinden ayırt etmekte zorlandığım zamanlarda bu aklıma gelir ve karıştırmadığım için pek sevinirim.

Hani iki kenarı toplarsak, bu diğer üçüncü kenarın uzunluğundan büyük olur mu?

Evet, demek ki dersinize iyi çalışmışsınız. Açıkladığınız konu sahiden önemli. Herhangi iki kenarımın toplamı üçüncü kenarımdan her zaman büyüktür. Bu değiştirilemez, değiştirilmesi teklif bile edilemez.

Sevgili ABC üçgeni yıllarca ön planda oldunuz. Diğer rakiplerinizin önüne geçip şöhret olmayı nasıl başardınız?

Aslında noktalara verilen harflerime borçluyum. Böylelikle ismim bütün geometri camiasına yayılmıştır.

Yani, şöhret olmak çok mu kolay?

Elbette, işinizi bilmeniz gerekir. Diğer üçgenlerle aranızdaki fark sonra sonra anlaşılır, nasıl olsa.

Peki, üçgen star yarışması düzenlense kimin birinci olmasını isterdiniz?

Elbette ki, dik üçgenin olmasını isterdim. Kenarları ve açıları böylesine uyumlu olan başka bir üçgen tanımıyorum.


Devamını okuyun...>>

Geometrik Şekillerden Paralelkenar ile özel röportaj


Birbirlerine paralel kenarları olan diğer geometrik şekiller size benziyor sanki. Ne dersiniz?

Evet, mesela birçok arkadaşımın benden öykündüğünü söyleyebilirim. Onlara bu yüzden kızamam tabi ki, hatta onları hoşgörüyle karşılarım. Kendi varlığımı hatırlatıyorlar, çünkü.

Kendi yapınızı oluştururken, en çok neye dikkat ettiniz?

Kenarlarıma dikkat ettim elbet. Hepsinin de uyum için de olması için çok çabaladım. Bu yüzden karşılıklı kenarlarımın birbirine eşit olmasını istedim. Sonra bir de açılar var, tabi. Onlar da aynı şekilde birbirlerine eşitler. Evet, bildiniz.

Köşegenleriniz için neler söyleyeceksiniz. Onlar için de aynı özeni gösterdiniz mi?

Köşegenlerim sayesinde kolaylıkla dört parçaya ayrılabilirim, birbirine eşit kardeş üçgenler olabilirim. Bu özelliğimi de çok severim.

Ünlü bir şekilsiniz, bu sizi zorluyor mu?

Geometri camiasında gözde bir şekil olduğum doğru. Mesela tren raylarında veya elektrik tellerinin sıralanışında ben akla gelirim. Ama yine de ön planda olmak niyetinde değilim. Magazin programlarından ve dizilerden davetler aldım ama, hiçbirine gitmedim. Kapladığım alan kadar konuşulsun yeter bana. Yükseklik ve tabanlarıma neden öyle baktınız hemen, zorlanmayın ben size hesaplarım şimdi, alanımı. Siz de manşet atarsınız hemen. size çok lazım ya.

Hayır, manşet atmaktan yana değilim. Devam edelim, dilersiniz. Hayattaki en büyük korkunuz nedir?

Açılarımı kaybetmek. Biz geometrik şekiller için, tek sahip olduğumuz anlam bana göre onlardır. Bu yüzden onlara gözümüz gibi bakmaya çalışırım ve kaybetmek istemem.

En büyük hayaliniz?

Beşgen olmak.


Devamını okuyun...>>

Geometrik Sekiller' den Yamuk


Bakın, ne soracağınızı biliyorum, neden bana yamuk diyorlar. Yamuk benim, sen değilsin ve bu yüzden sen bile kıkır kıkır gülersin. Geometri camiasında herkes senin arkandan konuşmaz, benim hakkımda konuşur, yamuğa bak der, hehe der, çok komik bir ismi var, der. Sonra yoklamalar olur; herkes burada, der, sıra bana gelir, ben burada olmak istemem, dışarıda olmak isterim, bulutlarım olsun isterim, sonra balonlarım ve açılarım, evet isterim ama olmaz ve beni uyandırırlar, buradayım, derim. Yine herkes gülmeye başlar, ben ağlamamak için direnirim. Açılarım var derim, kenarlarım var derim. Hepsini tek tek göstermeye çalışırım. Sonra büyük marifetlerim varmış gibi yaparım bunu, herkeste etkilenecek şimdi derim, ama olmaz. Yine de isme bak, derler, hehe derler. Dörtgenlerin isimleri sayıldığında akla hemen ben gelmem, neden gelmem, kimse durup dururken gülmesin diye mi , bunun için evet. Ben yamuğum evet, ve geometri seviyorum, vergimi veriyorum, hiç açı ve kenar yolsuzluğu yapmıyorum, haberleri sonuna kadar izliyorum ve dünyanın haline acıyorum. Ciddi meseleler üzerinde durmaya çalışıyorum biliyorum ama, yine de siz bile, bunlara aldırmayıp gülersiniz, yamuk işte, dersiniz.

Peki, böyle bir şekil olmak nereden aklınıza geldi?

Dört kenarım var benim, beş değil. Haliyle dört tane de açım var, yine de beş değil. Beşgen olmayı istedim mesela, ama kabul edilmiyormuş. Her gün uyanıp sayarım ve bakarım dilekçem kabul edilmiş mi diye ama, hayır bunlar olmaz. Hep dörtte kalırım. Sen hiç dörtte kalmak ne demek bilir misin, mutluluğun resmini çizememek gibidir, ama benim resmimi çizebilirsin. Herkes çizebilir, ama içimdekileri boş bırakırlar, büyük bir boşluğu görmezler, ancak açıları görürler, kenarları görürler. Ben de sadece bunları gördüm başta ve böyle bir farklılık yaratmak istedim.

Çok popülersiniz aslında, bu yetmez mi?

Ah evet, sürekli akla ben gelirim. Yamuk aşağı, yamuk yukarı, ne bu böyle.

İsminizi değiştirmek için başvuruda bulundunuz mu?

Evet başvurdum tabi, bir sürü hakimler gördüm, bir sürü savcılar gördüm, sonra onalrın bir sürü pişmiş kellerini gördüm. Hepsi de komik buldular bunu, kabul etmediler.

Aslında herkes sizin isminiz üzerinde duruyor, özelliklerinizden bahseder misiniz?

Alt ve üst kenarlarım paraleldir. Karşılıklı açılarımın toplamı 180 derecedir.

Bakın ne güzel, özellikleriniz var değil mi?

Evet evet, doğru. Ben biraz fazla tepki gösterdim. Geometriyi ve matematiği seviyorum.

Biz de sizi, efem.


Devamını okuyun...>>