RSS Adresi Matematik

mektup etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
mektup etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Örneklerle Komik Spam Mail

Komik Mail Servisi -Posta kutumuza istemeden gelen sevimsiz spam mail sayısı sürekli bir artış gösterir. Bu artışla beraber, bu e-mektupların içerdiği yalancılık ve düzenbazlık numaraları da haliyle yükselişe geçer.



Şimdi hazırladığımız bu örnek spam maili yazarken, bir ara efsane olmuş Nijeryalı arkadaşların yazdıklarından esinlendik. Üstelik bununla yetinmeyip, bu spam e-postaya cevap bile yazdık. Dileriz, kazdıkları kuyuya düşerler ve dileriz bir atasözümüz daha gerçekleşir.


(Hatırlatmakta fayda var, spam mailler genellikle ev adresi, müşteri numarası gibi özel bilgilerinizi ele geçirmek için büyük uğraş gösterirler. Neyse, işte geliyor, ilki.)



Merhaba,

Bizler, çember ve daireler için durmadan çalışan pi sayısı adına bir cemiyet kurduk. Amacımız, pi sayısının kaybolan rakamlarını bulmak. Bu sayının herkes gibi sadece son iki basamağını biliyoruz. Bu yüzden normal olarak, 3,14 kullanıyoruz. Halbuki, diğer basamaklardaki rakamları bulabilirsek, bu pi sayısı daha çok işimize yarayacaktır.

Derneğimiz, bizim gibi düşünen insanlarca kısa sürede büyük bir ilgi gördü. Diğer sivil toplum kuruluşları ve görsel basın tarafından hayli alkış aldık. Pi ‘nin diğer basamaklarında yaşayan sayıları aramak için dernek üyeleriyle büyük bir arama tarama faaliyetlerine giriştik. Ama tabi, şu ana kadar pek başarıya ulaşamadık. Hayır, doğru yerde aradığımıza eminiz, evimizin arkasına bile baktık mesela.

Şimdi, bizim bu mücadelemizi desteklemek isteyen gönüllülere ihtiyacımız var. Lütfen, bize kredi kartı numaranızı iletin. Pi’ye yardım etmek, herkes gibi sizin de bir göreviniz olmalıdır. Bu arada, kredi kartı numaranızı yazmayı unutmayın demiş miydik? Lütfen yazın.

Pi derneği olarak sizleri çok seviyoruz.


Sevgili Pi Derneği,

Sizlere verecek kadar paramız yok çünkü elimizde avucumuzda ne varsa “E sayısını koruma ve kollama” derneğinin kurulması için kullandık. Derneğimizin amaçları, neredeyse aynı. Bildiğiniz gibi E ‘de Pi gibi sabit bir sayı ve ne yazık ki, bu E sayısı da birçok basamağındaki rakamları kaybetmiş. Ama ne yazık ki, sizin gördüğünüz kadar ilgi gelmedi. Derneğimizin kapısından kedilerden başka kimse girmedi.

Bize yardım etmek isterseniz, kredi kartı numaranızı yazın. Unutmayın ki, E sayısı da özgürlüğü hak ediyor. Tıpkı diğer sabit sayılar gibi!

resim: schwa


Devamını okuyun...>>

Kaçak Huzurevi Sakininin Hikayesi

Bir devlet dairesinde yıllarca sabit fonksiyon olarak çalışmış yaşlı bir teyzenin, yeni kaldığı huzurevinde başından geçen trajikomik hikaye.


foto: paulgorman (cc)
Sevgili oğlum,

Nerelerdesin sen? Beni buraya bıraktın, gittin; tüh sana, demek niyetinde değilim. Baştan anlaşalım.

Bak, geçen gün bütün ünlü isimler buradaydı ama, sen hala yoksun. Sinema söz konusu olunca, gözümde sen belirdin ve belki buradaki set ortamı hoşuna giderdi, dedim. Mesela yönetmenimiz yorulunca, "motor" şeklinde sen bağırmaya başlardın, olur olmadık yerde "stop" derdin, herkes öylece kalırdı. "Olmadı, baştan" derdin, minicik ellerini sallardın, küçükken olduğu gibi bu oyunu tekrar ederdik. Yönetmenlikten sıkıldığın zamanlarda, en sevdiğin oyuncağını verirdim, onunla oynardın. Ha-ha-ha. Tabi bir de oyuncular var, etrafta. Hepsiyle tanıştık, iyiler çok.

Bana da filmde rol vermek istediler ama sadece şiddet sahnesi için düşünmüşler. Kabul etmedim tabi, babanın yerini kimse alamazdı. Sağ olsun yönetmen Mahsun Fonksiyongül, o sırada beni keşfetti ve olasılık fonksiyonu olarak bu filmde yer almamı istedi. Pek sevindim, doğrusu. Sonunda, senin kapıldığın sinema büyüsüne çekilişsiz-kurasız ben de kapılabilirdim. Kamera önünde tüm hünerlerimi sergileyebilirdim, x rastgele değişkeninin alacağı bütün değerlerine f(x) olasılıklarını atayabilirdim, yapmadığımı bırakmazdım. Hem sonra, bütün bu olanlarla torunlarıma anlatabileceğim gerçek bir hikayem olacaktı. Aklıma her geldiğinde yeniden ve bütün ayrıntılarıyla bahsedecektim. Onlardan az da olsa, hakkettiğimi sandığım ilgiyi görecektim.

Oğlum, filmlerde olduğu gibi olaylar çabuk gelişti. Yönetmenimiz ile ertesi gün için sözlü olarak anlaşmıştık. Onlar gittikten sonra aynaların karşısında rolüme ısınıyordum, x rastgele değişkenlerinin alacağı değerleri ezberliyordum, ki zaten başka da yapacak bir şeyim yoktu. Oyuncu olmak öyle kolay değildi, zaten. Bütün huzurevindeki arkadaşlarıma uzun uzun bunu anlattım. Ertesi gün olunca bazıları sıkıldı. Yinede aldırmadım, repliklerim havada uçuşuyordu ama gelen giden yoktu. Meğer bizim huzurevi kaçakmış, bunu öğrendiğimizde bizim de huzurumuz kaçtı. Yönetmen Fonksiyongül tabi cesaret edemedi gitti başka bir yer buldu.

Bu habere tek sevinen benim komşum oldu, çünkü senaryoda şiddet göreceği yazılıydı. Dayak sahnesi konusunda çekinceleri vardı. Kadına yönelik şiddetin ne demek olduğunu bilmeyen şanslı fonksiyonlardandı. Kurtulmuştu. Ama olsun, biz bu sorunu aramızda hallettik. Bu başımıza gelenlere pişmiş kelle gibi karşılık verdiği için, onu aramıza alıp bir güzel sopa attık. Bastonlarımızı filan kullandık. Bütün bunlar olurken, onun çok başarılı oynadığını düşündüm. Herkes gibi onun da hakkını yemişlerdi. Bu yüzden onu dövmeye son verdik. Basit hayatlarımıza geri dönelim dedik ve döndük.

Canım oğlum, bana bu kaçak yeri layık gördüğün için, sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Burası mühürlenmeden ve başka senaryo teklifleri gelmeden beni al kurtar. Anneni seviyorsan fazla gecikme. Kamera gibi çalışan gözlüklerinden öperim.
Sevgiler,

Ünlü oyuncu adayı annen.





Devamını okuyun...>>

Bir Aşk Mektubu: Kenar Sevgisi

Sevgilim, AB Kenarım,

Sonunda yeni iş yerim beşgene yerleştim. Diğer dört kenar henüz gelmedi. Bu yüzden sana rahat rahat yazabilirim. Yoksa biliyorsun bu mektubu sana hayatta yazmazdım, “bak postacı geliyor” şarkısına boş yere eşlik ederdin. Çünkü, sen de biliyorsun ki, romantik biri olduğumu herkesin bilmesini istemiyorum.



Biliyor musun, beşgene yerleştiğimden beri burada durmadan hep aynı şarkı çalıyor. Üstelik bütün bu aynı şarkılar seni düşündüğüm anda başlıyor. Hayır postacı şarkısı değil, onu şimdi karıştırma. Bu başka türlü bir şey. Hani eski türk filmlerinde çalanlarından. İçinde fakir kız, zengin erkek ve saf aşk olanlarından. (Ah minel aşk.) Ve sürekli tekrarlananlardan. İşte bu şarkılara senin de eşlik etmeni öyle çok isterdim ki…

Düşün birazdan gelecek diğer kenarlarla eşit özelliklere sahibiz, (evet, düzgün bir beşgen olmak niyetindeyiz) ama hiçbiri umurumda değil. Senin özelliklerini düşünüyorum çünkü. Kaç tane noktan var bilmek istiyorum, mesela. Her seferinde unutuyorum çünkü, evet bildin. Neyse, bana uzun uzun anlatırsın artık, yazacağın mektupta.

Sevgiler,

[fotoğraf alıntıdır]


Devamını okuyun...>>

Mektup: Duvar Saatinde Çalışan Bir Sayıdan

Merhaba matematik severler,

Böyle mi demeliydim bilmiyorum, hepiniz seviyor musunuz matematiği? Neyse, ben 12. Hani duvara baktığınızda asılı duran saatteki sayılardan yukarıda ve ortadaki.

Bu duvar saatinde çalışmaya başladığımdan beri akrep ve yelkovanı izleyip hayatımın anlamını düşünüyorum.

Sonra bir yanıma bakıyorum, orada 11 var, doğrusu orada neden bulunduğunu bilmese de halinden memnun gözüküyor; diğer yanımdaki 1 ise tam tersi. Bunalım mı bunalım, bazen onu dinlerken çok canım sıkılıyor, o derece ki duvar saatinden atlamak istiyorum. Gel gör ki bu durumda buna pek imkan yok. Ben olmazsam bu saat bir işe yaramaz, biliyorum.

En azından bunu biliyor olmak bazen hayat hakkındaki fikirlerimi aydınlatıyor. Ben bunun için burdayım diyorum, ben burada olmasam Külkedisi masalı tüm anlamını yitirirdi diyorum. Saat tam ben olduğumda büyü bozuluyordu ya...

Bazıları bundan beni sorumlu tutsa da ben pek bir ilişki kuramadım, bu sayı ben olmasam 1 olurdu, ama neyse, iyi ki olmamış. Onun bunu kaldırabileceğine hiç mi hiç inanmıyorum.

Burada işler böyle gidiyor, umarım sizler de iyisinizdir.

Bir de hepinizi çok seviyorum, hoşçakalın.
(resim)

(fea)


Devamını okuyun...>>

Mahkemedeki Şahide Cezaevinden Mektup

Sevgili Sayın Şahit,

Bu mektubu sana hapishaneden ya da fakirhanemden yazıyorum. Tabi ikisi de aynı. Evet evet burayı ben işletiyorum, bütün sayılar emrimde. Bu yüzden burada salıncaktaymışım gibi rahatım. Gerektiği kadar saygı görüyorum, tabi gerektiği para da. Bu yüzden iyi ki Mutluk Değer Bankasını soymuşum diyorum. Tabi sayın şahit sana da teşekkür ediyorum, iyi ki seni sayın mahkemenin önünde dövmedim. Son anda çıkıp gelmeseydin, yetişemeseydin, beni bulamasaydın, ne yapardım, melek diyorum. Yani melek gibi adamsın ya da melek gibi şahitsin, diyorum.

Bu arada sen nasılsın? Şahitlik yaptıktan sonra kahraman olabildi mi? Eksi sayılar banka soygunundan sonra artı olabildiler mi?

Neyse neyse şimdi beni arkadaşlar çağırıyor, galiba yeni bir sayı düşmüş buraya. Şu acemiye bir iş hemen. Sen de bana ara sıra yaz olur mu? İş bulamadıysan mesela söylemeyi unutma.

Sevgiler,
Çok kötü bir sayı.


Devamını okuyun...>>