Kişisel Blog: Bir iyilik perisinin sevimli günlüğü
- İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak çok zor. Bu yüzden sayıların ihtiyaçlarını karşılamaya karar verdim.
- Yeni bir iş alanında çalışacağım için eski alışkanlıklarımı bırakmak zorundayım. Mesela, gösteriş yaparak uçmayı bırakabilirim, çünkü sayılar insanlar gibi bundan etkilenmeyebilir. Üstelik, bazı zavallı insanlar gibi sadece dış görünüşüme önem vermeyebilirler. Bir de sihirli çubuğumu yenisiyle değiştirmek istiyorum. Buraya yazayım, unutmayayım.
- Sayıların çalışma alanlarını gezdim bugün. Bir ihtiyaçları var mı diye, politikacılar gibi kahvelerde dolaştım, çocuk kadar olan sayıları sevdim, sayılara işlerine yaramayacak boş öğütler dağıttım. Benden ne istediklerini bilmediğim için, yaptım bunları. Sonra bir istek kutusu hazırlattım. Sayılar bu kutulara mektup atabileceklerdi. Hayır onlara adresimi vermedim. İsteyen beni çağırabilirdi zaten. Tabi, hafta sonları hariç.
- Bazı sayılar en çok görünür olmayı istiyorlarmış. Yani sadece insanların zihninde olmak, bakkallardaki etiketlerin üzerinde olmak, paraların üzerinde olmak ya da ders kitaplarının için de olmak, onlar için yeterli değilmiş. Eğer bu gerçekleşirse, insanlarla sayıların daha iyi arkadaş olabileceklerini söylediler, hem böylelikle birlikte vakit geçirebileceklermiş. Ama buna hemen olumlu bir cevap veremedim. Biraz daha düşünmeliyim.
- Bugün bir sayı yanıma gelip insan olmayı istedi. Tam her şey yoluna girmişken, böyle bir istek karşısında şaşırdım ve istemeden kem küm şeklinde konuştum. Halbuki periler istek ne olursa olsun, hoşgörüyle karşılamalıydı. Bu bir perilik kuralıydı ve bunu sihirli annem bile biliyor olmalıydı. Bu yüzden hemen kendimi toparladım ve insan olmaması için onu ikna etmeye çalıştım. Yalvardım ve yakardım. Bildiğim bütün tatlı sözleri aynı cümle içerisinde kullandım. İşe yaramayacağını anlayınca insanları kötülemeye başladım. Onların arasında nasıl kötülükler yapıldığından bahsettim. Televizyonda izlediğimiz pembe dizilerle insanları anlamanın yetersiz olduğunu, üstelik haberlerde de giderek gerçeklerden uzaklaşıldığını anlattım. Yine de dinlemedi beni. Hiçbir fikri olmadığını bildiğim halde, bu olmayan fikrini değiştirmedi. Mecburen ben de kabul etmek zorunda kaldım. Ama bir şartım vardı. Eğer insan olursa benden bir daha yardım filan istemeyecekti, kızılaya veya diğer yardım kuruluşlarına başvuracaktı. Kabul etti. Ben de istediğini hemen oracıkta yaptım. Hayır, pişman filan değilim.
(abaküs)
Devamını okuyun...>>
imza:
aylak abaküs
ne zaman?
Çarşamba, Haziran 06, 2007
0
elemanlı yorum kümesi
Bunlara da bakabilirsin günlük, iyilik, kişisel-blog, kişisel-günlük, komik, mizah, peri, web-günlüğü
Çember ‘den kaçırılan çapın üçgendeki günlüğü
- Pi sayısı ile güzel bir ikili oluşturduğumuzu şimdi daha iyi anlıyorum. Biz güzel bir ikiliydik. Bana var olduğumu hatırlatıyordu. Birlikte güzel günler geçirmiştik, yuvarlak günler. Hayallerimiz vardı. Çemberin çevresini ölçecektik. Yoldan geçen kirişleri kovmayıp onlara su verecektik. Şimdi sesini duyar gibiyim. Ama biraz daha fazla bağırması lazım, çünkü burası çok gürültülü duyamıyorum.
- Yarıçapı altın üçgene koymuşlar, ille de altın demiş. Altın dememiş mi, dememiş. Ben desem mesela bir ilk yapmış olur muyum, olurum. O zaman hemen diyorum. Dedim. Duymadın mı? Hadi şimdi ikile.
- Bana şimdiye kadar işkence yapılmadı ama, üçgen içerisinde yaşayan kenarların hepsi çok sıkıcı. Açılarıyla hep iş konuşuyorlar. Konuşurken mimiklerini kullanmıyorlar, hem sonra taklit yetenekleri de yok. Düşün, fıkra bile anlatmıyorlar. Bundan büyük işkence olamaz. Kendimi okulda hissettim. Öğretmenlerimin yarısı bu haldeydi. Onlara acırdım çünkü bu halleriyle bize hayatı öğretmeye çalışırlardı. Bunları üçgendeki kenarlara anlatsam mı? Yok yok, anlamazlar.
- Bu üçgen hakkında her şeyi zorla öğrettiler. Halbuki ben daha önceden biliyordum numarası yaptım. Okulda öğrenmiştim dedim, inanmadılar. Şöyle bir gezintiye çıktık ve açılarının toplamının kaç derece olduğunu, alanının nasıl hesaplanacağını anlattılar. Ben bu bilgileri istemediğimi söylediğim halde devam ettiler. Önüme bidolu üçgen sorusu bıraktılar. Çöz çöz bitmiyor. Çözemediklerimi yemeği düşünüyorum ama bu seferde akşam yemeğimden olur muyum diye merak ediyorum. Bütün soruları düşünceli bir halde bitiriyorum. Okuldaki eğitim sisteminden bir farkı var mı buranın, karar veremiyorum.
Devamını okuyun...>>
imza:
aylak abaküs
ne zaman?
Salı, Mayıs 29, 2007
0
elemanlı yorum kümesi
Bunlara da bakabilirsin blog, kişisel-blog, kişisel-günlük, komedi, komik, komik-yazılar, web-günlüğü
RSS Adresi